AK Parti’de Mahmut Koçak Dönemi Başlamadan Bitti Mi?

Gazeteci Nail Azbay, "AK Parti’de Mahmut Koçak Dönemi Başlamadan Bitti Mi?" başlıklı yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Abone Ol

Mahmut Koçak’ın AK Parti’den aday adaylığı yaptığı konuşma kendisinin sonu oldu. 

Bu benim kamuoyundan süzdüğüm bir tespittir.

Mahmut Bey aday adaylığı konuşmasında bir tane plandan, hayalden, projeden bahsetmedi. 

Tamamen popülist sözlerle kendisini destekleyen kalabalığa hitap etti.

Hatipliğini kullandı. 

Şiirler okudu… 

Büyük alkış aldı.

Ancak konuşmasının başında AK Parti’ye nasıl katıldığını anlattığı bölüm dikkat çekiciydi. 

Kendisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından partiye davet edildiğini, bu noktada Ali Özkaya’nın görevlendirildiğini, Ali Bey’in kendisine geldiğini, görüştüklerini, genel merkezin davetini kendisine Ali Özkaya’nın ilettiğini bu şekilde AK Parti’ye katıldığını anlattı. 

Bu açıklamadan birkaç saat sonra ise Ali Özkaya bir açıklama yayımladı. 

Ali Bey, tek kelimeyle Mahmut Koçak’ı yalanladı. 

Ali Özkaya özetle şunları söyledi: 

-“Mahmut Koçak, Ak Parti’ye kabul edilmek ve milletvekili aday adayı olmak için parti ile görüştü. Kendisine “Detayları Ali Özkaya ile görüşün” denildi. Böylelikle ikili bir görüşme yapıldı. Koçak’ın açıklamasında ima edilen kendisi tarafımızdan ziyaret edilerek partiye davet edilmesi gibi bir süreç yaşanmadı.”

Bu açıklama ile bana göre Mahmut Koçak’ın AK Parti’den aday gösterilme ihtimali başlamadan bitti.

Teşkilat ile yan yana gelemeyen Mahmut Koçak, aday adayı olduğu gün “teşkilatın abisi” pozisyonunda olan Ali Özkaya tarafından yalanlanıyorsa burada bir sorun var demektir. 

Keşke partiye nasıl katıldığı konusuna hiç girmeseydi… 

Keşke sadece bu şehir ile ilgili hayallerinden, planlarından, projelerinden söz etseydi…

Ya da, “Kan uyuşmazlığı nedeniyle ayrıldım” dediği İYİ Parti’den hiç ayrılmasaydı, şu anda doğal belediye başkan adayıydı.

Sanırım, Afyonkarahisar siyasetinde Mahmut Koçak dönemi bu seçimlerle birlikte açılmamak üzere sona eriyor. 

Koçak, toplumun geniş bir kitlesinde karşılığı olan ancak siyasi manevraları ile ne geldiği ne de gittiği yerde tutunamayan bir isim olarak bu şehrin siyasi tarihinin tozlu sayfalarındaki yerini alacak gibi görünüyor. 

Kendisi için üzgünüm ama manzara bu… 

**

İsmet Attila’dan Gelen Telefon 

Türkiye Cumhuriyeti’nin 50,51 ve 52’nci hükümetlerinde Maliye Tarım ve Köy İşleri Bakanı olarak görev yapan hemşerimiz İsmet Attila’nın Afyonkarahisar’ı karış karış dolaşması, kurum ziyaretleri ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere toplumun geniş kesimleri ile buluşmasını konu edinen bir köşe yazısı kaleme almıştım. 

İsmet Attila bu şehir için önemli bir isim…

Kocatepe Üniversitesi’nin şehre kazandırılması, AFJET ve SANJET’in kurulması, çevre yolu yatırımının kazandırılması, deprem sonrası Dinar’ın yeniden ayağa kaldırılması, İkinci Küçük Sanayi Sitesi’nin tamamlanması, Uydukent bölgesinin arsa tahsisinin yapılması gibi pek çok eserde onun imzası olduğunu öğrendim.  

Köşe yazımda İsmet Attila’nın ziyaretlerinin kamuoyunda, “İsmet Attila şehrin nabzını yokluyor. Sanırım üst düzey bir yer kendisinden bu noktada ricada bulundu. Belediye başkan adayının belirlenmesi konusunda kendisi şehrin fotoğrafını çekiyor” şeklinde yorumlandığını ifade etmiştim.  

İsmet Attila yazımın yayımlandığı gün akşam saatlerine doğru aradı. 

Afyon Postası’nı sık sık takip ettiğini, Afyon’dan gitmeden uğramaya çalışacağını söyledi ve kendisinin şu anda ‘Afyonkarahisar Partisi’ çatısı altında yer aldığını belirterek burada kalmakta kararlı olduğunu söyledi. 

Ziyaretlerinin amacını sordum.

Özetle şunları söyledi… 

“Her Afyon’a geldiğimde ne yapıyorsam onu yapıyorum. 

Devletin valisinden başlıyoruz belediye başkanı ve diğer yerler…

Gidemediğimiz yerler de oluyor.

Geniş bir vilayet…

Bu seferde gidemediğimiz yerlere gitmeye çalıştık.  

Gittiğimiz yerlerde hasret gideriyoruz. 

Herkesin önce Afyon demesi lazım. 

Cumhuriyet’in kurulduğu topraklarda yaşamak önemli.

Zafer çocuklarıyız. 

Cumhuriyet çocuklarıyız. 

Bu vesile ile Mustafa Kemal Atatürk Paşa’mız nur içinde yatsın.

Allah gani gani rahmet eylesin.”

İsmet Attila’ya nezaketi için teşekkür ederim.