Büyük Taarruz’un 100. Yılını geride bırakıyoruz.
Ecdadımızın 100 yıl evvel bu topraklara bağımsızlık mührünü vurduğu seneyi devriyesini görmek bizlere nasip oldu.
Son birkaç yıldır 100. Yıl için ‘şöyle olmalı böyle olmalı’ diyerek fikrini beyan edenler oldu.
Bizde acizane yeri geldiğince fikirlerimizi bu köşelerden paylaştık.
Peki nasıl geçti bu 100. Yıl etkinlikleri?
Gözlemleri paylaşmak istiyorum.
Daha önce 100. Yıla 100 etkinlik yapıyoruz diyenlerle ilgili ne düşündüğümü burada bizleri nasıl kandırdıklarını ifade etmiştim.
Bugün oraya girmeyeceğim tekrar.
Bugün bize yakışan ve yakışmayanları yazacağım.
Başlayalım.
…
HAVA MEYDAN KOMUTANLIĞI’NDAKİ SERGİ
Önce bize yakışanı yazalım.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Harp, Silah Araç ve Gereçleri Sergisi’nden başlayalım.
Anadolu’da ilk kez böylesine geniş bir sergi tertip edilmiş.
Hava, kara, deniz alanlarındaki ordumuzun gözbebeği araç ve gereçleri Hava Meydan Komutanlığı’nda 3 gün boyunca halka sergilendi.
Aynı zamanda hava gösterileri gerçekten herkesin tüylerini diken diken etti.
Yaptığımız haberlerden sonra pek çok okuyucumuz gazetemizi arayarak buraya nasıl gideceğini, hangi saatlerde serginin açıldığını sordu.
Her birine sıkılmadan rota çizdik.
Peki bu sergi Afyon gibi bir Anadolu iline nasıl geldi?
Hemen söyleyeyim.
İkmal ve Garnizon Komutanımız Tuğgeneral Osman Alp’in bireysel gayretleri sonucunda böyle bir sergi Afyonkarahisar halkıyla buluştu.
Osman Paşa, öğrendiğim kadarıyla tam 3 aydır bu serginin yazışmaları ile bizzat ilgileniyor.
Aynı dönemde Kütahya’da böyle bir girişimde bulunuyor fakat Osman Paşa’nın takipçiliği serginin Afyonkarahisar’a gelmesini sağlıyor.
Allah kendisinden razı olsun.
100.Yılda en unutulmaz etkinlik bu oldu.
Hem orduyla milletin kaynamasına vesile olundu hem de halkın merakla, heyecanla dolaştığı, dolaşmak istediği bir etkinliğe imza atıldı.
Ben sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
Kendisini daha önce eleştirdiğim Osman Paşa, bu şehrin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılına en güzel imzayı atan kişi oldu.
Allah kendisinden ve emeği geçen herkesten tekrar razı olsun.
…
KOCATEPE’YE ZAFER YÜRÜYÜŞÜ…
Gelelim Kocatepe’ye düzenlenen 14 kilometrelik Zafer Yürüyüşü’ne…
Ama öncesinde Şuhut Belediyesi’nin organize ettiği stadyumdaki programdan bir iki cümle bahsetmek istiyorum.
Stadyumda İzmir Devlet Türk Dünyası Dans Ve Müzik Topluluğu eşsiz bir gösteri sundu.
Ekip içinde bulunan ve daha önce Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda görev yapan bazı hocalarımla karşılaştım.
Onları görmek güzeldi.
Gösteriler ise gerçekten müthişti.
Bu etkinliği düzenleyen Şuhut Belediyesi’ne teşekkür ediyorum.
Ancak şunu belirtmek isterim, ne yazık ki ilgi zayıftı.
Kocatepe yürüyüşüne ben katılmadım.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ve DP Lideri Gültekin Uysal’ın burada yan yana yürümesi, Türkiye’nin pek çok yerinden bu yürüyüşe katılmak için gelen gençlerin olduğunu biliyorum.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait en az 40 otobüsün bu yürüyüşe katılacak insanları Şuhut’a getirdiğini öğrendim.
Yürüyüşe olan ilgi çok güzel ancak dönüş yolu daha önceki senelerdeki gibi çileye dönüşmüş.
Kocatepe’ye çıkanlar saatlerce yazarımız Başak Nakilcioğlu’nun deyimiyle “penguen gibi” tepede öylece beklemek zorunda kalmış.
Başak Hanım geziye katılan ve 14 kilometre yürüyenlerden biri.
Saat 4’den sabah 7’ye kadar kendilerini tepede açık alanda öylece bekletildiklerini, insanların dönüş yolunun yine kaosa döndüğünü anlattı.
O anlatırken benim sinirlerim gerildi.
Kendisi bu konuyu özel olarak ele alacaktır, ben onun konusuna girmeyeceğim ama yeter artık ya…
Gerçekten yeter…
Her sene aynı şeyleri duymak yaşamak istemiyoruz artık.
Türkiye’nin her yerinden gelen insanların katıldığı bir etkinliği hele hele 100. Yılı olan bir zaferin yıl dönümünde bari şu işi doğru dürüst yapın.
Şu taşımacılığı çözün.
Çözemiyorsanız insanların tepede sığınabilecekleri, ihtiyaçlarını giderebilecekleri mobil ortamlar oluşturun.
Ama ben artık şunu düşünmeye başladım.
Israrla her sene aynı sorunların dile getirilmesine rağmen çözüm bulmayan yetkililer sanırım açık bir şekilde olmasa da gizlice şunu söylüyor: “Gelmeyin kardeşim, Kocatepe’ye gelmeyin, istenmiyorsunuz” diyor…
İnsanları psikolojik olarak gererek bir daha Kocatepe’ye gelmemeleri için daha iyisi yapılamazdı!
Ben buradan bunu anlıyorum.
İşte bu Afyon’a yakışmadı…
…
CUMHURİYET MEYDANI’NDAKİ KUTLAMALAR
Zafer Meydanı’ndaki Afyon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yıl etkinliklerine gelelim.
Etkinliklerde Jandarma Jandarma Genel Komutanlığı merasim ekibinin silahlı hareketler gösterisi ile helikopterle yapılan üzüm salkımı gösterileri enfesti.
Bizde Afyon Postası olarak böyle tarihi bir anı canlı yayınlamak için reji sistemimizi meydana kurduk. Youtube, Facebook, Twitter ve İnstagram üzerinden tam 2 saat boyunca meydandaki gelişmeleri binlerce takipçimize ulaştırdık.
Meydanda bize yakışmayan iki hadise var.
Birincisi Mehmet Zeybek’in konuşması…
Konuşmasının sonuna doğru Başkan Zeybek’in “Keşke Yunan kazansaydı” diyen, Atatürk düşmanlığı ile bilinen Kadir Mısıroğlu’nun bir kitabından alıntı yapması yakışmadı.
Büyük Taarruz’u bizzat yöneten Gazi Mustafa Kemal Atatürk için ağza alınmayacak sözler eden bir kişinin adını o kürsüden anmayacaktınız Sayın Başkan…
Sevebilirsiniz…
Kitaplarını değerli buluyor olabilirsiniz.
Ben buna bir şey diyemem, o sizin bileceğiniz bir iş.
Ama konuştuğunuz o meydanda 100 yıl önce Yunan bayrakları dalgalanıyordu.
Bu şehrin her köşesi işgal altındaydı.
Canımıza, malımıza, ırzımıza göz dikenlere karşı ordumuzu yeniden dizayn eden ve Büyük Taarruz’u bizzat yönetmek için Kocatepe’ye gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e açık açık saldıran, hakaret eden bir kişinin adını o kürsüde zikretmeyecektiniz Sayın Başkan…
Yanlış yaptınız…
Belediyenin internet sitesinde ilgili kısımda Kadir Mısıroğlu isminin olmaması ancak meydanda okunan metinde ise bu ismin altı çizilerek okunması bu işin düşünülerek planlanarak yapıldığını ortaya koyuyor.
Olmadı, bu size yakışmadı sayın başkan…
Gelelim ikinci konuya…
Meydandaki gösteriler bittiğinde bir hanımefendi yanımıza yaklaştı.
Aracımızdaki Afyon Postası yazısını görünce bizimle konuşmak istemiş.
Bizi sürekli takip ettiğini, yorum yaptığını söyledikten sonra başladı anlatmaya…
“Ya kardeşim benim boyum 1.60… Ben hiçbir gösteriyi izleyemedim. Böyle bir program mı olur? Arkada kalan hiç kimse gösterileri izleyemedi. Ben buraya Şuhut kavşağından özel geldim. Sinirimden kahroldum. Protokol için güzel güzel yer hazırlamışlar ancak biz vatandaşlar için hiçbir şey düşünülmemiş. Amfi gibi bir yer olmalı, insanlar oturdukları yerden aşağıya baktığında her şeyi görmeli. Lütfen bunu iletin”
Vatandaşımız haklı.
Buda bize yakışmadı…
…
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İÇİN YAPILAN HAZIRLIK
Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Afyon’da.
Hoş geliyor sefa getiriyor…
Ancak bu şehri yöneten siyasilerin Büyük Taarruz için yapmadıkları hazırlıkları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düzenleyeceği miting için yaptıklarını gördükçe üzülüyorum.
Ve onların bu samimiyetsizliklerine karşı öfkeleniyorum.
Büyük Taarruz’un 100. Yılı etkinliklerinde bir cadde ki aydınlatma direğine bir tane bayrak asmayan kurumlar, dün Atatürk Caddesi üzerinde her direğe Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile bayrağımızı asmışlar.
Ya kardeşim bu bayrağı neden bu haftanın başında asmıyorsun?
Neden?
Bu topraklarda bizlere bağımsızlık kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir posteri neden yok?
AK Partili vekiller günlerdir vatandaşa SMS gönderiyor.
“Büyük usta geliyor” deyip herkesi meydana çağıyorlar.
Sayın vekiller…
Önce şunu söyleyeyim.
Sürekli mesaj atıp durmanız vatandaşı çileden çıkartıyor.
İşin suyunu çıkarmayın…
İkincisi…
Keşke bu gayretinizi Büyük Taarruz’un 100. Yılı etkinlikleri içinde gösterseydiniz.
Ne yazık ki bu da bize yakışmadı.
…
Sayın Cumhurbaşkanım şehrimize hoş geldiniz, sefa verdiniz.
Şehrimiz için elzem olan pek çok konu var.
Ankara-Afyon- İzmir arasına yapılacak olan hızlı tren konusu uzun süredir tamamlanamadı. Bu çalışma bizler için bir hayli önemli.
Bir an önce tamamlanmasını talep ediyoruz.
Bir diğer çalışma Askeri Havaalanı’nın sivil uçuşlara açılması konusu.
Belediye Başkanı Mehmet Zeybek ve milletvekilleri bu alanda yerel seçim öncesi söz verdiler.
Buranın sivil uçuşlara açılacağını billboardlara reklam vererek halktan oy istediler.
Ancak şimdi “Zafer Havaalanı var, Sayın Cumhurbaşkanımız buranın açık olmasını istiyor” diyerek kenara geliyorlar.
Efendim bu şehrin kalkınması ve gelişmesi için buranın sivil uçuşlara açılması çok büyük elzem bir konu.
Bir diğer konu bugün hemen yanı başında halka hitap edeceğiniz Zafeer Müzesi...
Efendim burası Büyük Taarruz'un önemli karargahlarından.
Uzun yıllardır restorasyonda. Bu sene çatısı açıldı tam bitecek dediğimiz anda yine her şey bir anda durdu.
Efendim buranın restore edilerek yeniden hizmete açılmasını talep ediyoruz.
Konuyu ilgi ve alakalarınıza sunmak isterim.
Tekrar hoş geldiniz.
Bugünlük bu kadar.
Yarın mitingi değerlendiririz.