Afyon iş dünyası sandığa gidiyor: Kim kiminle? Meclis–komite pazarlıkları kızıştı

Gazeteci Nail Azbay, "Afyon iş dünyası sandığa gidiyor: Kim kiminle? Meclis–komite pazarlıkları kızıştı" başlıklı bir köşe yazısı kaleme aldı. İşte o yazı...

Abone Ol

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası(ATSO) seçime gidiyor.
Bu sene ekim ya da kasım ayında sandıkların kurulması bekleniyor.
Görünen o ki iki adaylı bir seçim bizleri bekliyor.
Mevcut Başkan Hüsnü Serteser ve geçen dönem rakibi olan Önder Artuk yine aday...

Bu satırları kaleme alırken 2022 yılındaki seçimler gözümün önünden film şeridi gibi akıyor.
Son yılların en çekişmeli seçimi idi.
Katılımın pik yaptığı, herkesin sonucunu merak ettiği bir seçim olmuştu.
Öyle ki, köylerdeki sulama kooperatiflerine üye olan şalvarlı, bastonlu yaşlı teyzelerimiz bile sandığa gelerek iradesini ortaya koymuştu.
Sanki mahalli idareler seçimi gibi bir hava oluşmuştu.
Bu çok görünen bir hadise değildi.
Hal böyle olunca meclis üyesi sayısı birbirine çok yakın çıkmıştı.
Bir meclis üyesi ile kırmızı liste mecliste çoğunluğu elde etmişti.
Ancak meclis başkanlığını mavi liste, yönetim kurulu başkanlığını kırmızı liste kazanmıştı.
Bu da çok ender görülen bir olaydı.

Şimdi odada dört dönemini tamamlayan Serteser ve ekibi bir dönem daha kazanmak için yarışacak, Önder Artuk ve ekibi rövanşı almaya çalışacak.
Şimdi her iki isimle ilgili kulis bilgilerini ve gözlemlerimizi dile getirelim.
**

HÜSNÜ SERTESER…

2009’dan bu yana odanın başkanlığını yapıyor.
Dört dönem üst üste seçim kazanarak ATSO tarihinin en uzun soluklu başkanı oldu.
Aslında kendisinin bu dönemde aday olmayacağı dile getiriliyordu.
Yerine Kadir Sayın, Selim Özsoy ya da Yücel Albay’ın aday olabileceği söyleniyordu.
Ancak yakın çevresinin baskısı ve ısrarı ile kendisinin yeniden bu göreve talip olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim.

Hüsnü Bey, ESOB’da Cengiz Üstün’ün yaptığı gibi bazı çevreleri ötekileştirerek ATSO’yu tarafgir bir alana sürüklemedi. Bu anlamda ilişkilerde “tarafsız” kalabilme özelliği, her kesimle iletişim kurabilmesi ATSO’yu şehrin “kabul makamı” ve “üst aklı” konumuna taşıdı. Bugün bir bakan, bir genel müdür, bir siyasi kim olursa olsun mutlaka ATSO’nun kapısını çalmadan şehirden ayrılmıyor. ATSO, kurumsal bir kimlik elde ettiyse bunda Hüsnü Serteser’in imzası olduğunu kabul etmek lazım.

Bu anlamda Hüsnü Serteser için Afyonkarahisar milliyetçisi diyebiliriz.
Hatası yok mu?
Var elbette.
Geçen dönem bana göre ekibini yenilemedi ve rehavete kapıldı. Bu yüzden kendisi için en zorlandığı seçim oldu.
Kazandı ama kazanırken pek çok komiteyi -kendi meslek komitesi dâhil- kaybetti.
Elbette kendisi bu sonuçtan dersler çıkarmıştır.

Gördüğüm kadarıyla rakibi Hüsnü Bey’i bu dönem şöyle eleştirecek: “2022’de son kez adayım diye çıkmıştın, şimdi yine aday oluyorsun, koltuğu bırakamıyorsun”…
Ben bu sözü kendisine sordum, “Benim öyle bir sözüm olmadı,” dedi.

Hüsnü Serteser’in geçen dönem eleştirildiği noktalardan bir tanesi de “personel çalıştırmıyor, istihdamı bile yok” gibi sözlerdi.
Kendisi bu noktadaki eleştirilere özetle şöyle yanıt veriyor: “Ben Afyonkarahisar’da en fazla istihdam oluşturan firmaların adayıyım. Beni destekleyen firmalar ile rakibimi destekleyen firmaların istihdamına bakalım, kim ağır basacak?”

Peki Hüsnü Serteser’in yaptıkları ve yapamadıklarını objektif bir şekilde ele alalım.
-2022 seçimlerinde Hüsnü Bey, Merkez 2. OSB’yi faaliyete geçireceğiz dedi, şu anda burada faaliyet başlamadı. Ancak yer tahsislerinin olduğunu söylemişti bir sohbetimizde.
-Sağlık Endüstri Bölgesi önceliğimiz olacak demişti, bu alanda son yıllarda pek bir şey duymuyoruz. Son durum ne, bilgi gelirse yayınlarız.
-“Hayata geçiremediğim tek proje 365 gün açık olacak Mermer AVM” demişti. Bu proje için her şeyin hazır olduğunu söylemiş ve son seçimlerde bu projeyi hayata geçirmek için destek istemişti. 4 yıl bitti. Ama bu proje gördüğüm kadarıyla bu dönem yine hayata geçirilemedi. Sanırım onun yerine Uluslararası Blok Mermer Fuarı’nın ilkini düzenledik diyecektir. Bu durum hanesine eksi yazacak gibi görünüyor.

-Bir de tabii 16 yıllık bir süreci yöneten, her zaman yıpranır. Bunu da unutmamak gerek.

ÖNDER ARTUK…

1 meclis üyesi ile seçimi kaybederken kazandı aslında.
Tüm dikkatleri üzerine çekti.
Bir anda kendisini tanımayan herkes “Kim bu Önder Artuk?” dedi.
Önder Artuk’ta bir önceki eksiklerini görmüş olacak ki bu dönemi sıkı tutuyor.
Bu seçimleri ne olursa olsun almak istiyor.
Bu yüzden profesyonel anlamda bir ekip ve ciddi bir veriyle çalışıyor diyebiliriz.
Geçen dönem elde ettiği tecrübe ile yaptığı hatalara düşmemekte kararlı.
“Biz bu şehrin 30 yılıyız” diyerek etrafındakileri motife ediyor.
Kendisi için “Afyonkarahisarlı değil” eleştirisi yapılmıştı geçen seçimde…
Kendisi, “Ben Afyon’da doğdum büyüdüm, tüm yatırımımı bu şehre yaptım, yapıyorum” diye bu eleştirileri püskürtmeye çalışıyor.
Önder Bey, ne dersek diyelim kendisini artık ispat etmiş biri.
İyi bir girişimci, iyi bir iş insanı.
Sürekli yenilikçi projeler üretiyor.
Türkiye’de niş olan alanlara yatırım yapıyor ve bu alanda ses getiriyor.
Özellikle havacılık alanında girişimleri dikkat çekiyor.
Bu alanda kurduğu fabrikayı büyütmek yeni bir alan satın aldığı, bu alana yayılacak fabrikanın üretim kapasitesinin kat kat artacağı konuşuluyor.
Şimdilerde araç muayene hizmetleri sunan TÜVTÜRK’ün Afyonkarahisar’daki tesis ihalesini almak için hazırlık yaptığı kulislerde konuşuluyor.

Önder Bey, mevcut ATSO yönetiminin şehre yatırımcı çekemediğinden dem vuruyor.
16 yıldır ciddi bir yatırımcının şehre getirilemediğini dost meclislerinde anlatıyor.
Afyonkarahisar’ın yüzde 65’i emekli ve asgari ücretlilerden oluşan bir il olduğunu, bölge illerine göre ihracatta geri plana düştüğümüzü söylüyor.
Afyon’un savunma ve havacılık noktasında üretim merkezi olabileceğini söylüyor.
Afyon, Türkiye’nin ilk 20 ekonomisinden biri olmalı diyor.
Bunun için çalışacağız diyerek bir ufuk, bir hayal ortaya koyuyor.

Önder Bey’in hatası yok mu?
Var elbette.
CHP İl Başkanlığı seçimlerinde “arkadaşım” diyerek eski İl Başkanı Faruk Duha Erhan’a destek vermesi bence kendi tarafsız kimliğine zarar verdi.
Çünkü bu yakınlıktan dolayı mı yoksa ATSO seçimlerinde yaptığı çıkıştan dolayı mı bilinmez adı bir dönem sık sık CHP’den milletvekili adayı olarak anıldı.
Yerel seçimde de belediye başkan adaylığında da adı geçti.

Elbette insan siyaset yapabilir, doğru insanların siyasette olmasında fayda var. Ancak bir kişinin birden fazla alanda hedefi olması ya da öyle bir algının doğmasına neden olacak davranışlar sergilemesi o kişiyle ilgili olumlu düşünceleri bir anda olumsuza çevirebiliyor.
Tabii bir de Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı var.
Önder Bey gazeteciliğin mutfağından gelmemesine rağmen bu görevi “kendince haklı gerekçelerle” kabul etti. O gün de söyledim; bence bu bir hataydı.
O koltukta gerçekten gazetecilik yapan, sahadan gelen biri olmalıydı.
Bugün gazeteciler cemiyetinin bölüne bölüne pek çok derneğin ortaya çıkmış olması sanırım bu eleştirimi destekliyor.
Bunlar da Önder Bey’in hanesine eksi yazabilir.

Fakat ben Önder Artuk’ta şunu gördüm. Kendisi geçen seçimde rakibine yönelik doğrudan eleştiri yöneltmeyen bir siyaset izlemişti. Bu eleştirileri başka çevrelere havale etmiş gibi bir hâli vardı. Bu da bence eksi yazdı. Ancak bu dönem sanki “başrolde ben varsam söylenecek sözü ben söylerim” gibi bir hava sezdim. Ve sanki bu dönem eleştirinin dozu biraz daha sert olacak gibi… Kazanmak için her şeyi yapacak bir Önder Artuk görüyorum.


**

Toparlayalım.

Hüsnü Serteser ve ekibi de Önder Artuk ve ekibi de şimdiden çalışmaya başlamış durumda.

Meclis adayları, komite adayları belirleniyor.

Pazarlıklar yapılıyor; geçen dönem kırmızı olanı bu dönem mavi, mavi listede olanı kırmızı listede görürsek şaşırmayalım.

İş yerlerini ekipler şimdiden tek tek ziyaret edip “oy sözü” alınmaya çalışılıyor.

Bazı sektörlere ikinci tur ziyaretler başlıyor.

Meclis başkanlıklarına bile sözlerin verildiği konuşuluyor.

İşin özeti, 2022’deki seçimden daha hareketli bir ATSO seçimi bizleri bekliyor.

Hüsnü Serteser 5’inci dönemi almak için, Önder Artuk ise rövanşı kazanmak için sahaya çıkmaya hazırlanıyor.